ZARİYAT
SURESİ (51) Bismillahirrahmanirrahim 51/1-6.
Esip savuran rüzgarlara, yağmur yüklü bulutlara, kolayca süzülen gemiler ve
işleri yöneten meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyametin kopması
şüphesiz gerçektir. Ödeşme günü gelecektir. 51/7-8.
İçinde yörüngeler bulunan göğe and olsun ki, ey inkarcılar, siz, şüphesiz
aykırı görüştesiniz. 51/9.
Bundan, dönebilecek kimseler döndürülür. 51/10-11.
Yalancılığı itiyat edinenlerin, bilgisizliğe saplanıp kalanların canları
çıksın! 51/12.
İşlerin karşılık göreceği günün zamanını sorarlar. 51/13.
O, kendilerinin ateşte azap görecekleri gündür. 51/14.
Onlara: "Azabınızı tadın; işte acele beklediğiniz bu idi" denir. 51/15-16.
Doğrusu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiğini
almış olarak bahçelerde ve pınar başlarındadırlar. Çünkü onlar, bundan önce iyi
davrananlardı. 51/17.
Onlar, geceleri az uyuyanlardı. 51/18.
Seher vakitlerinde bağışlanma dilerlerdi. 51/19.
Onların mallarında muhtaç ve yoksullar için bir hak vardı, onu verirlerdi. 51/20-21.
Kesin olarak inananlara, yeryüzünde ve kendi içinizde Allah'ın varlığına nice
deliller vardır; görmez misiniz? 51/22.
Rızkınız da, size söz verilen azap da yukarıdan gelir. 51/23.
Göğün ve yerin Rabbine and olsun ki bu, sizin konuşmanız kadar kesin ve
gerçektir.* 51/24.
İbrahim'in ikram edilmiş konuklarının haberi sana geldi mi? 51/25.
Onlar, İbrahim'in yanına girip: "Selam sana" demişlerdi, İbrahim de:
"Selam size" demişti; içinden de, onların "tanınmamış bir
topluluk" olduğunu geçirmişti. 51/26-27.
Hemen ailesine giderek semiz bir buzağı getirmiş, onların önüne sürüp:
"Yemez misiniz?" demişti. 51/28.
(Yemediklerini görünce) onlardan endişeye düştü; "Korkma" dediler ve
ona bilgin bir oğul sahibi olacağını müjdelediler. 51/29.
Bunun üzerine karısı hayretle seslenerek geldi, elleriyle yüzünü kapayarak:
"kısır bir kocakarı!" dedi. 51/30.
Melekler: "Bu böyledir, Rabbin söylemiştir; doğrusu O, Hakim olandır,
bilendir" dediler. 51/31.
İbrahim: "Ey Elçiler! Göreviniz nedir?" dedi. 51/32-34.
Elçiler: "Suçlu bir milletin üzerine, Rabbinin katından işaretli olarak,
aşırı gidenlere mahsus sert taşlar göndermekle görevlendirildik" dediler. 51/35.
Bunun üzerine, suçlu milletin arasında bulunan müminleri çıkardık. 51/36.
Zaten orada, kendini Allah'a vermiş sadece bir tek ev halkı bulduk. 51/37.
Can yakıcı azabdan korkanlar için, o beldede bir işaret, bir kalıntı bıraktık. 51/38.
Musa'nın başından geçenlerde de ibret vardır: Onu apaçık delille Firavun'a
gönderdik. 51/39.
Firavun, erkaniyle birlikte hakdan yüz çevirdi; "sihirbazdır veya
delidir" dedi. 51/40.
Sonunda onu ve ordularını yakalayıp denize attık. O, kınanmayı haketmişti. 51/41-42.
Ad milletinin başından geçende de ibret vardır: Onların üzerine, uğradığı her
şeyi bırakmayıp toza çeviren kuru bir rüzgar gönderdik. 51/43.
Semud milletinin başına gelende de ibret vardır: Onlara, "Bir süreye kadar
zevklenin" denmişti. 51/44.
Onlar Rablerinin buyruğundan çıkmışlardı; bunun üzerine kendilerini gözleri
göre göre yıldırım çarptı. 51/45.
Ayağa kalkacak güçleri kalmadı, yardım da görmediler. 51/46.
Daha önce de Nuh milletini cezalandırmıştık. Çünkü onlar da yoldan çıkmış bir
milletti.* 51/47.
Göğü, gücümüzle Biz kurduk; şüphesiz biz onu genişleticiyiz. 51/48.
Yeryüzünü biz yayıp döşedik: Ne güzel döşeyiciyiz! 51/49.
İbret alasınız diye her şeyi çift çift yaratmışızdır. 51/50.
De ki: "Öyleyse Allah'a koşusun; doğrusu ben sizi O'nun azabı ile açıkça
uyaranım." 51/51.
"Allah'ın yanında başkasını tanrı kılmayın; doğrusu ben sizi O'nun azabı
ile açıkça uyaranım." 51/52.
Onlardan öncekilere, herhangi bir peygamber gelince: "sihirbazdır"
veya "Delidir" derlerdi. 51/53.
Öncekiler sonrakilere böyle mi vasiyet ettiler? Hayır; bunlar azgın bir
millettir. 51/54.
Onlardan yüz çevir; sen kınanacak değilsin. 51/55.
Öğüt ver; doğrusu öğüt inananlara fayda verir. 51/56.
Cinleri ve insanları ancak Bana kulluk etmeleri için yaratmışımdır. 51/57.
Onlardan bir rızık istemem; Beni doyurmalarını da istemem. 51/58.
Şüphesiz rızıklandıran da, güç ve kuvvet sahibi olan da Allah'tır. 51/59.
Zulmedenlerin, geçmiş arkadaşlarının suçlarına benzer suçları vardır;
cezalarını Benden acele istemesinler. 51/60.
Söz verilen günün azabından vay o inkar edenlere!* |