“ İsra Suresi'nin online Türkçe mealini okuyabilir, sureyi dinleyebilir ve indirebilirsiniz. ”

 
 
 
İlahi Dinle > Kuran-i Kerim > İsra Suresi Paylaş
 
 

İsra Suresi - Dinle - Sesli - Türkçe Meali - Açıklaması - Online - Oku - İndir

İsra Suresi'nin online Türkçe mealini okuyabilir, sureyi dinleyebilir ve indirebilirsiniz.

Diğer Sureler
Abese SuresiAbese Suresi Dinle
Adiyat SuresiAdiyat Suresi Dinle
Ahkaf SuresiAhkaf Suresi Dinle
Ahzab SuresiAhzab Suresi Dinle
Ala SuresiAla Suresi Dinle
Alak SuresiAlak Suresi Dinle
Ali İmran SuresiAli İmran Suresi Dinle
Ankebut SuresiAnkebut Suresi Dinle
Araf SuresiAraf Suresi Dinle
Asr SuresiAsr Suresi Dinle
Bakara SuresiBakara Suresi Dinle
Beled SuresiBeled Suresi Dinle
Beyyine SuresiBeyyine Suresi Dinle
Buruc SuresiBuruc Suresi Dinle
Casiye SuresiCasiye Suresi Dinle
Cin SuresiCin Suresi Dinle
Cuma SuresiCuma Suresi Dinle
Duha SuresiDuha Suresi Dinle
Duhan SuresiDuhan Suresi Dinle
Enam SuresiEnam Suresi Dinle
Enbiya SuresiEnbiya Suresi Dinle
Enfal SuresiEnfal Suresi Dinle
Fatiha SuresiFatiha Suresi Dinle
Fatir SuresiFatir Suresi Dinle
Fecr SuresiFecr Suresi Dinle
Felak SuresiFelak Suresi Dinle
Fetih SuresiFetih Suresi Dinle
Fil SuresiFil Suresi Dinle
Furkan SuresiFurkan Suresi Dinle
Fussilet SuresiFussilet Suresi Dinle
Gasiye SuresiGasiye Suresi Dinle
Hacc SuresiHacc Suresi Dinle
Hadid SuresiHadid Suresi Dinle
Hakka SuresiHakka Suresi Dinle
Hasr SuresiHasr Suresi Dinle
Hicr SuresiHicr Suresi Dinle
Hucurat SuresiHucurat Suresi Dinle
Hud SuresiHud Suresi Dinle
Humeze SuresiHumeze Suresi Dinle
İbrahim Suresiİbrahim Suresi Dinle
İhlas Suresiİhlas Suresi Dinle
İnfitar Suresiİnfitar Suresi Dinle
İnsan Suresiİnsan Suresi Dinle
İnsikak Suresiİnsikak Suresi Dinle
İnsirah Suresiİnsirah Suresi Dinle
Kadir SuresiKadir Suresi Dinle
Kaf SuresiKaf Suresi Dinle
Kafirun SuresiKafirun Suresi Dinle
Kalem SuresiKalem Suresi Dinle
Kamer SuresiKamer Suresi Dinle
Karia SuresiKaria Suresi Dinle
Kasas SuresiKasas Suresi Dinle
Kehf SuresiKehf Suresi Dinle
Kevser SuresiKevser Suresi Dinle
Kiyame SuresiKiyame Suresi Dinle
Kureys SuresiKureys Suresi Dinle
Leheb SuresiLeheb Suresi Dinle
Leyl SuresiLeyl Suresi Dinle
Lokman SuresiLokman Suresi Dinle
Maide SuresiMaide Suresi Dinle
Maun SuresiMaun Suresi Dinle
Mearic SuresiMearic Suresi Dinle
Meryem SuresiMeryem Suresi Dinle
Mucadele SuresiMucadele Suresi Dinle
Muddessir SuresiMuddessir Suresi Dinle
Muhammed SuresiMuhammed Suresi Dinle
Mulk SuresiMulk Suresi Dinle
Mumin SuresiMumin Suresi Dinle
Muminun SuresiMuminun Suresi Dinle
Mumtehine SuresiMumtehine Suresi Dinle
Munafikun SuresiMunafikun Suresi Dinle
Murselat SuresiMurselat Suresi Dinle
Mutaffifin SuresiMutaffifin Suresi Dinle
Muzzemmil SuresiMuzzemmil Suresi Dinle
Nahl SuresiNahl Suresi Dinle
Nas SuresiNas Suresi Dinle
Nasr SuresiNasr Suresi Dinle
Naziat SuresiNaziat Suresi Dinle
Nebe SuresiNebe Suresi Dinle
Necm SuresiNecm Suresi Dinle
Neml SuresiNeml Suresi Dinle
Nisa SuresiNisa Suresi Dinle
Nuh SuresiNuh Suresi Dinle
Nur SuresiNur Suresi Dinle
Rad SuresiRad Suresi Dinle
Rahman SuresiRahman Suresi Dinle
Rum SuresiRum Suresi Dinle
Sad SuresiSad Suresi Dinle
Saff SuresiSaff Suresi Dinle
Saffat SuresiSaffat Suresi Dinle
Sebe SuresiSebe Suresi Dinle
Secde SuresiSecde Suresi Dinle
Sems SuresiSems Suresi Dinle
Suara SuresiSuara Suresi Dinle
Sura SuresiSura Suresi Dinle
Taha SuresiTaha Suresi Dinle
Tahrim SuresiTahrim Suresi Dinle
Talak SuresiTalak Suresi Dinle
Tarik SuresiTarik Suresi Dinle
Tegabun SuresiTegabun Suresi Dinle
Tekasur SuresiTekasur Suresi Dinle
Tekvir SuresiTekvir Suresi Dinle
Tevbe SuresiTevbe Suresi Dinle
Tin SuresiTin Suresi Dinle
Tur SuresiTur Suresi Dinle
Vakia SuresiVakia Suresi Dinle
Yasin SuresiYasin Suresi Dinle
Yunus SuresiYunus Suresi Dinle
Yusuf SuresiYusuf Suresi Dinle
Zariyat SuresiZariyat Suresi Dinle
Zilzal SuresiZilzal Suresi Dinle
Zuhruf SuresiZuhruf Suresi Dinle
Zumer SuresiZumer Suresi Dinle
Paylas


Dinlenme Sayısı : 3718    Seslendiren : Abdul Samed
Türkçe Meali

İSRASURESİ (17)
Bismillahirrahmanirrahim
17/1.Kulunu (Muhammed'i) bir gece Mescidi Haram'dan (Mekke'den), kendisine bir kısımayetlerimizi göstermek için, çevresini mübarek kıldığımız Mescidi Aksa'ya (Kudüs'e)götüren Allah'ın şanı yücedir. Doğrusu O, işitir ve görür.
17/2-3.Musa'ya kitap verdik. Ey Nuh'la beraber taşıyarak kurtardığımız kimselerinsoyundan olanlar! Beni bırakıp başkasını vekil edinmeyesiniz diye onuİsrailoğullarına doğruluk rehberi kıldık. Doğrusu Nuh, çok şükreden bir kuldu.
17/4.İsrailoğullarına Kitap'da: "Doğrusu yeryüzünde iki defa bozgunculukyapacak ve kibirlendikçe kibirleneceksiniz" diye bildirdik.
17/5."Bu ikiden birincisinin vakti gelince, üzerinize pek güçlü olankullarımızı salacağız. Onlar memleketlerinizde her köşeyi kontrollerinealacaklar. Bu, yerine gelecek bir vaaddir."
17/6."Bunun ardından sizi onlara galip getireceğiz; mallar ve oğullarla sizeyardım edecek ve sizin sayınızı artıracağız."
17/7.İyilik ederseniz kendinize iyilik etmiş olursunuz. Kötülük ederseniz o dakendinizedir. İki vaadden ikincisinin vakti gelince, yüzünüzü üzüntüyesokmaları, kötülük yapmaları, önceden Mescid'e girdikleri gibi girmeleri, elegeçirdikleri yerleri harap etmeleri için onları tekrar göndereceğiz.
17/8.Umulur ki Rabbiniz size acır; ama siz dönerseniz Biz de döneriz. Cehennemi,inkarcılara bir zindan kılmışızdır.
17/9-10.Doğrusu bu Kuran en doğru yola götürür ve yararlı iş yapan müminlere büyük ecirolduğunu, ahirete inanmayanlara can yakıcı bir azap hazırladığımızı müjdeler.*
17/11.İnsan iyiliğin gelmesine dua ettiği gibi, kötülüğün gelmesine de dua eder.Esasen insanoğlu acelecidir.
17/12.Gece ve gündüzü varlığımıza birer delil kıldık. Bir delil olan geceyi kaldırıpyine bir delil olan gündüzü Rabbinizin bol nimetini aramanız, yılların sayısınıve hesabını bilmeniz için aydınlık kıldık. Her şeyi uzun uzadıya açıkladık.
17/13.Her insanın boynuna işlediklerini dolarız ve kıyamet günü açılmış bulacağıKitap'ı önüne çıkarırız.
17/14."Kitabını oku, bugün, hesap görücü olarak sen kendine yetersin."
17/15.Kim doğru yola gelirse ancak kendi lehine yola gelmiş ve kim de saparsa ancakkendi aleyhine sapmıştır. Kimse kimsenin günahını çekmez. Biz peygambergöndermedikçe kimseye azabetmeyiz.
17/16.Bir şehri yok etmek istediğimiz zaman, şımarık varlıklarına yola gelmeleriniemrederiz, ama onlar yoldan çıkarlar. Artık o şehir yok olmayı hakeder. Biz deonu yerle bir ederiz.
17/17.Nuh'dan sonra nice nesilleri yok etmişizdir. Kullarının günahlarından haberdarve onları gören olarak Rabbin yeter.
17/18.Dünyayı isteyene istediğimiz kimseye dilediğimiz kadar hemen veririz. Sonra onacehennemi hazırlarız; yerilmiş ve kovulmuş olarak oraya girer.
17/19.Ahireti isteyip, inanmış olarak onun için gerekli çalışmada bulunan kimselerin,işte onların çalışmaları şükre değer.
17/20.Onların ve bunların her birine Rabbinin nimetinden ulaştırırız. Esasen Rabbininnimeti kimseye yasak kılınmış değildir.
17/21.Onları birbirlerinden nasıl üstün kıldığımıza bir bak! Doğrusu ahirette dahabüyük dereceler ve daha büyük üstünlükler vardır.
17/22.Allah'la beraber başka bir tanrı edinme, yoksa yerilmiş ve tek başına kalmışolursun.*
17/23.Rabbin, yalnız Kendisine tapmanızı ve ana babaya iyilik etmeyi buyurmuştur.Eğer ikisinden biri veya her ikisi, senin yanında iken ihtiyarlayacak olursa,onlara karşı "Öf" bile demeyesin, onları azarlamayasın. İkisine dehep tatlı söz söyleyesin.
17/24.Onlara acıyarak alçak gönüllülük kanatlarını ger ve: "Rabbim! Küçükkenbeni yetiştirdikleri gibi sen de onlara merhamet et!" de.
17/25.İçinizde olanı en iyi Rabbiniz bilir. İyi kimselerseniz bilin ki O şüphesiz,Kendine baş vuranları bağışlar.
17/26.Yakınına, düşküne, yolcuya hakkını ver; elindekileri saçıp savurma.
17/27.Saçıp savuranlar, şüphesiz şeytanlarla kardeş olmuş olurlar; şeytan ise Rabbinekarşı pek nankördür.
17/28.Rabbin'den umduğun rahmeti elde etmek için, hak sahiblerinden yüz çevirmekzorunda kalırsan, onlara hiç değilse tatlı bir söz söyle.
17/29.Elini boynuna bağlayıp cimri kesilme, büsbütün de açıp tutumsuz olma, yoksapişman olur, açıkta kalırsın.
17/30.Doğrusu senin Rabbin dilediği kimsenin rızkını genişletir ve bir ölçüye göreverir. O kullarını gören ve haberdar olandır.*
17/31.Çocuklarınızı yoksulluk korkusuyla öldürmeyin. Biz onlara da size de rızıkveririz. Onları öldürmek, şüphesiz büyük bir günahtır.
17/32.Sakın zinaya yaklaşmayın; doğrusu bu çirkindir, kötü bir yoldur.
17/33.Allah'ın haram kıldığı cana haksız yere kıymayın. Haksız yere öldürüleninvelisine bir yetki tanımışızdır. Artık o da öldürmekte aşırı gitmesin. Zirakendisi ne de olsa yardım görmüştür.
17/34.Yetimin malına ergin çağa ulaşana kadar en güzel şeklin dışında yaklaşmayın.Ahdi de yerine getirin, doğrusu verilen ahidde sorumluluk vardır.
17/35.Bir şeyi ölçtüğünüz zaman, ölçüyü tam tutun, doğru teraziyle tartın. Böyleyapmak, sonuç itibariyle daha güzel ve daha iyidir.
17/36.Bilmediğin şeyin ardına düşme; doğrusu kulak, göz ve kalp, bunların hepsi oşeyden sorumlu olur.
17/37.Yeryüzünde böbürlenerek yürüme, çünkü sen ne yeri delebilir ve ne de boycadağlara ulaşabilirsin.
17/38.Rabbinin katında bunların hepsi beğenilmeyen kötü şeylerdir.
17/39.Bunlar Rabbinin sana bildirdiği hikmetlerdir. Sakın Allah'la beraber başkatanrı edinme. Yoksa yerilmiş ve kovulmuş olarak cehenneme atılırsın.
17/40.Rabbiniz oğulları size ayırdı, seçti de kendisi için kız olarak melekleri miedindi? Doğrusu siz büyük söz söylüyorsunuz.*
17/41.Biz, and olsun ki öğüt almaları için bu Kuran'da bunları türlü türlü açıkladık.Fakat bu açıklamalar ancak onların nefretini artırmıştır.
17/42.De ki: "Eğer dedikleri gibi Allah'la beraber tanrılar bulunsaydı, otakdirde hepsi arşın sahibiyle savaşmaya bir yol ararlardı."
17/43.O, onların söylediklerinden Münezzeh'tir, Yüce'dir, Ulu'dur.
17/44.Yedi gök, yer ve bunlarda bulunanlar O'nu tesbih eder; O'nu hamd ile tesbihetmeyen hiçbir şey yoktur; fakat siz onların tesbihlerini anlamazsınız. DoğrusuO Halim olandır, Bağışlayan'dır.
17/45.Kuran okuduğun zaman senin ile ahirete inanmayan kimseler arasına görünmeyenbir perde çekeriz.
17/46.Kuran'ı anlarlar diye kalblerine örtüler ve kulaklarına da ağırlık koyduk.Kuran'da Rabbini bir tek olarak andığın zaman, onlar ürkerek ardlarınadönerler.
17/47.Seni dinledikleri zaman neye kulak verdiklerini ve gizli toplantılarındazalimlerin: "Siz sadece büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz" dedikleriniBiz çok iyi biliriz.
17/48.Sana nasıl misaller verdiklerine bir bak! Bu yüzden sapmışlardır, artık bir yolda bulamamaktadırlar.
17/49."Biz kemik ve ufalanmış toprak olduğumuz zaman, yeniden mutlaka dirilecekmiyiz? derler.
17/50-51.De ki: "İster taş veya demir ya da kalbinizde büyüttüğünüz başka biryaratık olun, yine de dirileceksiniz." "Bizi tekrar kimdiriltir?" derler; de ki: "Sizi ilk defa yaratan." Sanabaşlarını sallayarak: "Ne zamandır bu?" derler. "Yakında olmasımümkündür" de.
17/52.Sizi çağırdığı gün, O'na hamdederek davetine uyarsınız ve kabirlerinizde pek azbir müddet kaldığınızı sanırsınız.*
17/53.İnanan kullarıma söyle, en güzel şekilde konuşsunlar. Doğrusu şeytan aralarınıbozmak ister. Şeytan şüphesiz insanın apaçık düşmanıdır.
17/54.Rabbiniz sizi daha iyi bilir. Dilerse size merhamet eder veya dilerse sizeazabeder. Biz seni onlara vekil olarak göndermedik.
17/55.Göklerde ve yerde olan kimseleri Rabbin daha iyi bilir. And olsun kipeygamberleri birbirinden üstün kılmış ve Davud'a Zebur vermişizdir.
17/56.De ki: "Allah'tan başka tanrı olduğunu sandıklarınızı çağırın; sizin birsıkıntınızı gidermeye ve onu değiştirmeye güçleri yetmez."
17/57.Taptıkları putlar Rablerine daha yakın olmak için vesile ararlar. O'nunrahmetini umar, azabından korkarlar. Zira Rabbinin azabı korkmağa değer.
17/58.Kıyamet gününden önce ortadan kaldırmayacağımız veya çetin azabauğratmayacağımız bir şehir yoktur. Bu, Kitap'da yazılıdır.
17/59.Bizi mucize göndermekten alıkoyan, ancak, öncekilerin onları yalanlamışolmalarıdır. Semud milletine gözle görülebilen bir mucize, bir dişi devevermiştik de ona zulmetmişlerdi. Oysa Biz mucizeleri yalnız korkutmak içingöndeririz.
17/60.Sana: "Rabbin şüphesiz insanları kuşatmıştır" demiştik; sanagösterdiğimiz rüya ile ve Kuran'da lanetlenmiş ağaçla, sadece insanlarıdenedik. Biz onları korkutuyoruz, fakat bu onlara büyük taşkınlık vermektenbaşka birşeye yaramıyor.*
17/61.Meleklere: "Adem'e secde edin" demiştik, İblis'ten başka hepsi secdeetmiş, o ise: "çamurdan yarattığına mı secde edeceğim?" demişti.
17/62."Benden üstün kıldığını görüyor musun? Kıyamet gününe kadar beniertelersen, and olsun ki, azı bir yana, onun soyunu kendi buyruğum altınaalacağım" demişti.
17/63.Allah: "Haydi git! Onlardan sana kim uyarsa bil ki, cehennem hepinizincezası olur, hem de tam bir ceza" dedi.
17/64."Sesinle, gücünün yettiğini yerinden oynat, onlara karşı yaya veatlılarınla haykırarak yürü, mallarına ve çocuklarına ortak ol, onlaravaadlerde bulun ama şeytan sadece onları aldatmak için vaadeder.
17/65.Doğrusu Benim mümin kullarım üzerinde senin bir hakimiyetin olamaz. Rabbinvekil olarak yeter."
17/66.Rabbiniz, bol nimetinden elde edesiniz diye, denizde gemileri sizin içinyüzdürür. O, size merhamet eder.
17/67.Denizde bir sıkıntıya düştüğünüz zaman, Allah'tan başka yalvardıklarınızkaybolup gider, fakat O sizi karaya çıkararak kurtarınca yüz çevirirsiniz.Zaten insan pek nankördür.
17/68.Onun karada da, sizi yere batırmasından veya başınıza taş yağdırmasındangüvende misiniz? Sonra kendinize bir koruyucu da bulamazsınız.
17/69.Yoksa sizi tekrar denize döndürüp, üzerinize ortalığı yıkan bir fırtınagönderip, inkarlarınızdan ötürü sizi suda boğmasından güvende misiniz? O zamanbize soru soracak bir yardımcı da bulamazsınız.
17/70.And olsun ki, biz insanoğullarını şerefli kıldık, onların karada ve denizdegezmesini sağladık, temiz şeylerle onları rızıklandırdık, yaratıklarımızın pekçoğundan üstün kıldık.*
17/71.Bir gün bütün insanları önderleriyle beraber çağırırız. O gün kitabı sağındanverilenler, işte onlar kitablarını okurlar. Onlara kıl kadar haksizlik edilmez.
17/72.Bu dünyada kalbi kör olan, ahirette de kör ve daha şaşkındır.
17/73.Seni, sana vahyettiğimizden ayırıp başka bir şeyi Bize karşı uydurman içinuğraşırlar. O zaman seni dost edinirler.
17/74.Sana sebat vermemiş olsaydık, and olsun ki, az da olsa onlara meyledecektin.
17/75.O takdirde sana, hayatın da ölümün de, kat kat azabını tattırırdık. Sonra bizekarşı bir yardımcı da bulamazdın.
17/76.Memleketinden çıkarmak için seni nerdeyse zorlayacaklardı. O takdirde seninardından onlar da pek az kalabilirlerdi.
17/77.Bu, senden önce gönderdiğimiz peygamberlerimize de uyguladığımız yasadır. Senbizim yasamızda değişiklik bulamazsın.*
17/78.Güneşin batıya yönelmesinden gecenin kararmasına kadar namaz kıl; sabah vaktide namaz kıl, zira sabah namazına melekler şahit olur.
17/79.Geceleyin uyanıp, yalnız sana mahsus olarak fazladan namaz kıl. Belki de Rabbinseni övülecek makama yükseltir.
17/80.De ki: "Rabbim! Beni dahil edeceğin yere hoşnutluk ve esenlikle dahil et;çıkaracağın yerden de hoşnutluk ve esenlikle çıkar. Katından beni destekleyecekbir kuvvet ver."
17/81.De ki: "Hak geldi, batıl ortadan kalkmaya mahkumdur."
17/82.Kuran'dan inananlara rahmet ve şifa olan şeyler indiriyoruz. O, zalimlerin isesadece kaybını artırır.
17/83.İnsana nimet verdiğimiz zaman yüz çevirerek yan çizer; başına bir kötülükgelince de yese düşer.
17/84.De ki: "Herkes yaradılışına göre davranır. Rabbiniz kimin en doğru yoldaolduğunu bilir."*
17/85.Sana ruhun ne olduğunu soruyorlar, de ki: "Ruh, Rabbimin emrindenibarettir. Bu hususta size pek az bilgi verilmiştir."
17/86.Dileseydik and olsun ki, sana vahyettiğimizi alıp götürürdük. Sonra bize karşıduracak bir vekil de bulamazdın.
17/87.Bunu yapmayışı ancak Rabbinin sana merhamet etmesindendir. Çünkü O'nun sanaolan nimeti büyüktür.
17/88.De ki: "İnsanlar ve cinler, birbirine yardımcı olarak bu Kuran'ın birbenzerini ortaya koymak için bir araya gelseler, and olsun ki, yine debenzerini ortaya koyamazlar."
17/89.And olsun ki, biz Kuran'da insanlara türlü türlü misal gösterip açıkladık.Öyleyken insanların çoğu nankör olmakta direndiler.
17/90.Şöyle söylediler: "Bize, yerden kaynaklar fışkırtmadıkça sanainanmayacağız",
17/91."Veya hurmalıkların, bağların olup, aralarında ırmaklar akıtmalısın."
17/92."Yahut da iddia ettiğin gibi, göğü tepemize parça parça düşürmeli, ya daAllah'ı ve melekleri karşımıza getirmelisin."
17/93."Veya altın bir evin olmalı, yahut göğe yükselmelisin ama oradanokuyacağımız bir kitap indirmezsen yine o yükselmene inanmayacağız." Deki: "Fesubhanallah! Ben peygamber olan bir insandan başka bir şey miyim?"*
17/94.İnsanlara doğruluk rehberi geldiği zaman, inanmalarına engel olan, sadece:"Allah peygamber olarak bir insan mı gönderdi?" demiş olmalarıdır.
17/95.De ki: "Yeryüzünde yerleşip dolaşanlar melek olsalardı, biz de onlaragökten peygamber olarak bir melek gönderirdik."
17/96.De ki: "Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. Doğrusu O,kullarını görür, haberdardır."
17/97.Allah'ın doğru yola eriştirdiği kimse hak yoldadır. Kimleri de saptırırsa,artık onlar için Allah'dan başka dostlar bulamazsın. Biz onları kıyamet günüyüzükoyun, körler, dilsizler ve sağırlar olarak haşrederiz. Varacakları yercehennemdir. Onun ateşi ne zaman sönmeye yüz tutsa hemen alevini artırırız.
17/98.Bu, ayetlerimizi inkar etmelerinin ve: "Kemik ve ufalanmış toprakolduğumuzda mı yeniden dirileceğiz?" demelerinin cezasıdır.
17/99.Gökleri ve yeri yaratan Allah'ın, onların benzerlerini de tekrar yaratmayaKadir olduğunu görmezler mi? Onlar için şüphe götürmeyen bir süre tayinetmiştir. Öyleyken, zalimler, inkarcılıkta hala direnirler.
17/100.De ki: "Rabbimin rahmet hazinelerine siz sahip olsaydınız, tükenirkorkusuyla yine de cimrilik ederdiniz. Zaten insanlar pek cimridir."*
17/101.And olsun ki, Musa'ya dokuz tane apaçık mucize verdik. İsrailoğullarına sor,Musa onlara geldiğinde, Firavun kendisine: "Ey Musa! Ben seni büyülenmişsanıyorum" demişti.
17/102.Musa da: "And olsun ki, bunları göklerin ve yerin Rabbinin açık belgelerolarak indirdiğini biliyorsun. Ey Firavun! Doğrusu senin mahvolacağınısanıyorum" demişti.
17/103.Firavun bunun üzerine onları memleketten sürmek istedi. Biz de onu veberaberindekilerin hepsini suda boğduk.
17/104.Sonra İsrailoğullarına: "Bu memlekette siz oturun, kıyamet koptuğundahepinizi bir araya getiririz." dedik.
17/105.Kuran'ı ancak hak olarak indirdik ve o da indiği gibi hak olarak kaldı. Seni deyalnız müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.
17/106.Kuran'ı, insanlara ağır ağır okuman için, bölüm bölüm indirdik ve onugerektikçe indirdik.
17/107-108.De ki: "Kuran'a ister inanın, isten inanmayın, O'ndan önceki bilginlere ookunduğu zaman, yüzleri üzerine secdeye varırlar" ve "Rabbimizmünezzehtir. Rabbimiz'in sözü şüphesiz yerine gelecektir" derler.
17/109.Ağlayarak yüz üstü yere kapanırlar; bu, onların gönüllerindeki saygıyı artırır.
17/110.De ki: "İster Allah deyin, ister Rahman deyin, hangisini derseniz deyin,en güzel isimler O'nundur." Namaz kılarken sesini yükseltme, gizli deokuma, ikisi ortasında bir yol tut.
17/111.De ki: "Hamd, çocuk edinmemiş olan, hükümranlığında ortağı bulunmayan,düşkün olmayıp yardımcıya da ihtiyaç göstermeyen Allah'a mahsustur." O'nugereği gibi büyükle.*

 

Page loaded in 0.35773 seconds.